

Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Erzincan, geleneksel bakır sanatını günümüzde de yaşatmaya devam ediyor.
Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Erzincan, geleneksel bakır sanatını günümüzde de yaşatmaya devam ediyor. Şehrin turizmine önemli katkı sağlayan Yeraltı Çarşısı, bakırcı ustalarının el emeği göz nuru eserleriyle dikkat çekiyor. Özellikle yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken bakır işlemeciliği, Erzincan’ın kültürel mirasının önemli bir parçası olmayı sürdürüyor.
Bakır zanaatkârlığı, Erzincan’da köklü bir geçmişe dayanıyor. Urartu döneminde (M.Ö. 9.–6. yüzyıl) başlayan metal işçiliği geleneği, Persler, Romalılar ve Bizanslılar döneminde de gelişerek sürdü. Bu dönemde bakırın yanı sıra tunç ve demir işçiliği de oldukça yaygındı. Erzincan ve çevresindeki zengin maden kaynakları, bölgedeki zanaat kültürünün temellerini oluşturdu.
Selçuklu döneminde Anadolu’nun önemli ticaret yolları üzerinde yer alan Erzincan, sanat ve zanaat merkezi hâline gelirken, Osmanlı döneminde ise bakırcılık en parlak dönemini yaşadı. Saraydan halkın mutfağına kadar birçok alanda kullanılan bakır eşyalar, Erzincanlı ustaların maharetli ellerinden çıktı. Bu dönemde kentte kurulan çok sayıda atölyede, bakır işçiliği ustadan çırağa, nesilden nesile aktarıldı.
Son yıllarda ise nostaljiye ve el yapımı ürünlere olan ilginin artmasıyla birlikte Erzincan’da bakır sanatı yeniden canlanmaya başladı. Özellikle turizm potansiyelinin artması, Yeraltı Çarşısı’ndaki bakır ustalarının üretimini ve görünürlüğünü artırdı.
Bugün Erzincanlı zanaatkârlar, geleneksel yöntemlerle el işçiliği kullanarak işlemeli tepsi, sürahi, kahve seti, levha ve dekoratif objeler üretmeye devam ediyor. Yeraltı Çarşısı, hem bu sanatın yaşatıldığı hem de turistlerin Erzincan kültürüyle buluştuğu önemli bir merkez olarak öne çıkıyor.