
Bir pazar günüydü. Ofiste hem çalışıyor hem de ağabeyimin girdiği seçimin sonucunu bekliyordum.
Dönem siyasetinin etkin iki ismi geldi.
“Biz nar çiçeği çayı içeceğiz,” dediler.
“İyi,” dedim, çayı koydum. Ama içime bir şüphe düşmedi değil. Yine de, ağabeyimle olan diyaloğumu bildikleri için böyle bir şey yapmazlar diye düşündüm.
Seçimle ilgili gelişmeleri ağabeyimi arayarak takip ediyordum. İlk tur berabere bitti.
Bir süre sonra, bunlara telefon geliyor biri dışarı çıkıp geliyordu.
Telefonlar sıklaşıp geliş gidişleri sıklaşınca dayanamadım:
“Siz ne fırıldak çeviriyorsunuz?” dedim.
“Ne yapacağız, çay içiyoruz,” dediler.
Ben hâlâ, ağabeyimden süreci takip ettiğim için bir şey yapamayacaklarını düşünüyordum.
İkinci turda ağabeyimi aradım.
“Hiç aklına gelmeyecek bir şey oldu,” dedi.
“Abi, hayırdır?” dedim.
“İkimizin de çok yakından tanıdığı bir isim oyunu değiştirdi,” dedi.
“Olmaz, yapmaz,” dedim.
“Öyle oldu,” dedi.
Biraz sonra tekrar aradım.
“Kardeşim, sonra konuşuruz,” dedi.
Sonradan duydum ki, oyunu değiştiren üyenin akrabaları üzerinden iletişim kurulmuş. Bu iletişimin oy tercihinin etkilenmiş olabileceği konuşuluyordu.
Bunun üzerine onlara döndüm:
“Neden bunu yaptınız?” dedim.
Güldüler.
“Peki, madem yaptınız, neden benim yanıma geldiniz?” dedim.
“Bizden en son burada şüphelenirler diye buraya geldik,” dediler.
Seçim bitti. Başkanlık dönemi sona eren ağabeyim, görev öncesinde nasılsa görev sırasında ve sonrasında da aynı kaldı.
Ama benim, dönemin siyasal yapısına olan güvenim değişti.
İnsan siyaset yapabilir. Kendi geleceği için farklı organizasyonlar kurabilir; bunu anlarım.
Ama aile üzerinden baskı kurarak bir insanın oyunu değiştirmeyi anlamam.
Okuduklarımdan şunu gördüm: Tarihte yapılan bazı siyasi hamlelerin etkisi yüzyıllar boyunca sürer. Bazen kısa vadeli bir çıkar hesabı, uzun vadede çok daha büyük sonuçlara yol açar.
Tek bir isim vermek isterim. Uzun zamandır görüşemesek de:
Ağabeyim Rıdvan Aydemir Bey’dir.
Duruşu, tarzı ve tavrıyla benim için her zaman ağabeyim olarak kalacaktır.
Yirmi yıl geçti olaydan herkes emekli oldu, kimsenin kimseyle bir derdi kalmadı.
Yakın tarihe dair bu olayları not alıyorum ki, belki bir gün gelecek nesillere bir örnek olur.
Bir sonraki anekdot: boya yapıyoruz.

