
Erzincan’da, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde okullara yönelik düzenlenen silahlı saldırılarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için gıyabi cenaze namazı kılındı. Program, Terzibaba Camii’nde çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleştirildi.
Erzincan’da, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde okullara yönelik düzenlenen silahlı saldırılarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için gıyabi cenaze namazı kılındı. Program, Terzibaba Camii’nde çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleştirildi. Eğitim-Bir-Sen Erzincan Şube Başkanlığı tarafından organize edilen programda, saldırılarda yaşamını yitiren eğitim çalışanları ve öğrenciler için dualar edildi, Kur’an-ı Kerim okundu.
Programda konuşan Nebi GÜL, şu ifadelere yer verdi:
“Bugün burada, yüreğimizi yakan, canımızı acıtan Şanlıurfa’nın Siverek ve Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçelerinde okullara yapılan silahlı saldırılarda hayatını kaybeden öğretmenimiz ve öğrencilerimiz için gıyabi cenaze namazı kılmak, bir defa daha şiddete, eğitimcilere yönelik saldırılara, eğitim kurumlarına yapılan ve bir kısmı ölümle sonuçlanan vahşeti, vandalizmi, silahlı saldırıları kınamak; toplumun dikkatini bu konuya çekmek, herkesi sorumluluk almaya çağırmak için toplanmış bulunmaktayız.
Kıymetli kardeşlerim,
Bugün, kaybettiğimiz canlar için gıyabi cenaze namazı kılıyoruz. Bu vesileyle, eğitimin ve öğretmenin değerini her fırsatta hatırlatan Diyanet yetkililerine teşekkür ediyoruz. Çünkü öğretmenliğin peygamberlik mesleği olduğunu salık veren bir medeniyetin mensuplarıyız. Çünkü kendisine bir harf öğretene kırk yıl köle olmayı taahhüt eden ilim kapısı Hz. Ali’nin idrakinin örnek alınması gerektiğine inanıyoruz.
Eğitim çalışanları olarak üç gün iş bırakarak okullarımızın güvenliği konusunda gerekli önlemlerin alınmasını, sanal ortamların takip edilmesini ve okullarımıza sahip çıkılması konusunda hassasiyetimizin işitilmesini sağlamaya çalıştık.
Verdiğimiz mesajların karşılık bulmaya başladığını, şiddete karşı çok yönlü bazı tedbirlerin alındığını ve yenilerinin de alınacağını görmekteyiz. Devletin dijital bataklıkların kurutulması için verdiği mücadeleyi destekliyoruz.
Eğitim çalışanları olarak bizler, öğrencilerimizi ve okullarımızı asla yalnız bırakmayacağız. Her zamankinden daha büyük bir coşku ve istekle okullarımızda görevimizin başında olacağız. Okullarımıza sahip çıkmaya, şer odaklarının kirli oyunları karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz.
Özellikle dijital terörün yol açtığı tehlikelere, tehditlere karşı herkesi üzerine düşeni yapmaya; sanal dünyadaki kirli oyunların yönlendirdiği saldırılar karşısında öğrencilerimize, kurumlarımıza ve eğitim çalışanlarımıza sahip çıkmaya çağırıyoruz.

Değerli kardeşlerim,
Eğitim, sadece okulda değil, hayatın her alanında korunması gereken bir değerdir. Okullarımıza yönelen saldırıları milletimiz için beka sorunu olarak değerlendiriyor, milletimizin bekasını gençlerimizin geleceğini, çocuklarımızın ve eğitim çalışanlarının can güvenliğini her şeyin üzerinde görüyoruz. Bununla beraber, çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin gündemde olan 15 yaş sınırlamasının artık sadece bir düzenleme değil, ülkemizin geleceği için ciddi bir güvenlik meselesi hâline geldiğinin idrak edilmesini, dijital çağın tehditlerinden çocuklarımızı ve gençlerimizi korumak için bu teklifin bir an önce hayata geçirilmesini bekliyor ve istiyoruz.
Bu düzenlemeye karşı çıkan, kısa süre önce ‘Okullar karakol değildir, eğitim polis nezaretinde sürdürülemez’ diyen ancak Şanlıurfa ve Kahramanmaraş meydanlarında ‘Neden okulların güvenliği sağlanmıyor?’ diye seslenen bazı çevrelerin çelişkili tutumu da milletimiz tarafından açıkça görülmüştür.
Kıymetli kardeşlerim,
İlme, irfana, âlime ve arife hürmeti esas alan bir medeniyetin bakiyesi olan Türkiye’de eğitim çalışanlarına, yürüttükleri mesleğin manevi karşılığı olan saygının çok görülmemesini istiyoruz. Öğreticisine saygı duymayan bir toplumun, öğrendikleriyle iyiye, doğruya ve güzele yol almasının imkânsız olduğunu biliyoruz.
Buradan bir defa daha haykırıyoruz: Eğitim çalışanlarının açık hedef hâline gelmesi kabul edilemez bir durumdur. Okulların güvenliğinin sağlanması, yalnızca eğitim politikalarının değil, aynı zamanda kamu güvenliği anlayışının da temel unsurlarından biri olmalıdır.
Eğitim-Bir-Sen olarak, saldırıda hayatını kaybeden öğretmenimize, öğrencilerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.
Kaybettiğimiz tüm eğitim çalışanlarımızın ve öğrencilerimizin ruhları için el-Fatiha.”
Konuşmasının sonunda saldırılarda hayatını kaybedenler için rahmet dileyen GÜL, eğitim camiasının benzer acıların yaşanmaması için mücadeleyi sürdüreceğini vurguladı.
Program, yapılan cenaze namazı ve duaların ardından sona erdi.

