
Eğitim Sen Erzincan Şubesi, Ankara’da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ile mülakat mağduru öğretmenlerin gerçekleştirdiği eylemlerde yaşanan gözaltılara tepki göstermek amacıyla Dörtyol Cumhuriyet Meydanı’nda basın açıklaması yaptı.
Eğitim Sen Erzincan Şubesi, Ankara’da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ile mülakat mağduru öğretmenlerin gerçekleştirdiği eylemlerde yaşanan gözaltılara tepki göstermek amacıyla Dörtyol Cumhuriyet Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Eğitim Sen Erzincan Şube Başkanı Hüseyin Taner, öğretmenlerin hak arama mücadelesinin suç olmadığını belirterek gözaltı ve müdahaleleri kınadı.
Dörtyol Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen açıklamada konuşan Eğitim Sen Erzincan Şube Başkanı Hüseyin Taner, özel sektörde çalışan öğretmenlerin güvenceli çalışma koşulları, insanca yaşamaya yetecek ücret, taban maaş ve özlük hakları talebiyle; mülakat mağduru öğretmenlerin ise emek vererek kazandıkları haklarının teslim edilmesi için günlerdir Ankara’da mücadele verdiğini söyledi.
Taner, öğretmenlerin taleplerine çözüm üretilmesi gerekirken polis müdahalesiyle karşı karşıya bırakıldığını ifade ederek, Ankara’daki eylemlerde çok sayıda öğretmenin gözaltına alındığını, darp, ters kelepçe, biber gazı ve abluka uygulamalarına maruz kaldığını dile getirdi. Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak ile Genel TİS-Hukuk Sekreteri Özlem Tolu’nun da dayanışma amacıyla bulundukları alanda gözaltına alındığını, daha sonra serbest bırakıldıklarını hatırlattı.
Açıklamada, öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılmasına, eğitim emekçilerinin güvencesizliğe ve düşük ücretlere mahkûm edilmesine, mülakat uygulaması nedeniyle yaşanan adaletsizliklere karşı mücadele etmenin suç olmadığı vurgulandı. Asıl sorunun öğretmenlerin taleplerine kulak tıkanması ve anayasal haklarını kullanmak isteyen eğitim emekçilerinin polis müdahalesiyle karşılaşması olduğu ifade edildi.
Eğitim alanında yaşanan sorunların münferit olmadığını belirten Taner, kamusal eğitimin tasfiyesi, özel okullarda güvencesiz çalışma koşullarının yaygınlaşması, atama bekleyen öğretmenlerin mülakatlarla elenmesi, ücretli öğretmenlik uygulamaları ve eğitim emekçilerinin yoksulluk sınırının altında yaşamaya zorlanmasının aynı politikaların sonucu olduğunu savundu.
Öğretmenlerin susturulmasının eğitim sistemindeki sorunları çözmeyeceğini dile getiren Taner, eğitim emekçilerinin emeğinin değersizleştirilmesi halinde çocukların nitelikli eğitim hakkının da güvence altına alınamayacağını kaydetti.
Eğitim Sen olarak Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın ve mülakat mağduru öğretmenlerin yürüttüğü mücadeleyi desteklediklerini belirten Taner, tüm gözaltı ve baskı uygulamalarını kınadıklarını söyledi. Sendikaların ve emek örgütlerinin demokratik haklarını kullanmasının engellenmemesi gerektiğini vurgulayan Taner, öğretmenlerin taleplerinin karşılanmasını istedi.
Basın açıklamasında şu talepler sıralandı:
Mülakat mağduru öğretmenlerin haklarının derhal teslim edilmesi,
Özel sektörde çalışan öğretmenler için taban maaş hakkının güvence altına alınması,
Eğitim emekçilerinin güvenceli çalışma ve insanca yaşam taleplerinin karşılanması,
Hak arama mücadelesine yönelik polis müdahaleleri ve gözaltıların son bulması,
Sendikal faaliyetlerin engellenmesine yönelik uygulamalardan vazgeçilmesi.
Açıklamanın sonunda “Öğretmenlerin karşısına barikat değil çözüm iradesi konulmalıdır. Eğitim emekçilerinin emeği, mesleği ve geleceği polis müdahalesiyle bastırılamaz. Hak arayan öğretmenler yalnız değildir. Mülakat mağduru meslektaşlarımızın yanındayız. Sendikal mücadele suç değildir.” ifadelerine yer verildi.
Eğitim Sen Erzincan Şubesi üyeleri, açıklamayı “Öğretmene takılan kelepçe, geleceğimize takılmıştır” sloganıyla tamamladı.

