
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı ve Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Alevtina Ersoy, Alzheimer hastalığının normal yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olmadığını belirterek, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının hastalık riskinin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı ve Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Alevtina Ersoy, Alzheimer hastalığının normal yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olmadığını belirterek, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının hastalık riskinin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini söyledi. 1-30 Eylül Dünya Alzheimer Ayı kapsamında Alzheimer hastalığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Alevtina Ersoy, hastalığın belirtileri, risk faktörleri, evreleri ve korunmaya yönelik yaşam alışkanlıkları hakkında bilgi verdi.
Alzheimer hastalığının beynin ilerleyici şekilde hasar görmesine bağlı olarak bilişsel işlevlerde bozulmaya ve zaman içerisinde günlük yaşam aktivitelerinde kısıtlılığa neden olduğunu belirten Ersoy, hastalığın yaşla birlikte daha sık görüldüğünü ifade etti.
Bunama vakalarının yaklaşık yüzde 80’inin Alzheimer hastalığından kaynaklandığını aktaran Ersoy, hastalığın genellikle 65 yaş civarında başladığını ve yaş ilerledikçe görülme sıklığının arttığını söyledi. Ersoy, 65 yaş üzerindeki demans sıklığının yüzde 5 ila 10 arasında olduğunu, bu oranın yaklaşık her 5 yılda bir iki katına çıktığını kaydetti.
Alzheimer İçin Risk Faktörlerine Dikkat
Alzheimer hastalığının kadınlarda daha sık görüldüğünü belirten Ersoy, depresyon öyküsü, kalp ve şeker hastalıkları, geçirilmiş beyin travması ve düşük eğitim düzeyinin de hastalık açısından risk faktörleri arasında yer aldığını söyledi.
Ersoy, Alzheimer’ın ilerleyici bir hastalık olduğunu belirterek, belirtilerin hastalığın evrelerine göre farklılık gösterebildiğini ifade etti.
Hastalık Üç Evrede İlerliyor
Hastalığın başlangıç evresinde unutkanlık, isimleri hatırlayamama, aynı soruları tekrarlama ve eşyaların yerini unutma gibi belirtilerin ortaya çıkabileceğini aktaran Ersoy, hastalık ilerledikçe yön bulma ve yeni bilgileri öğrenme becerilerinde bozulmalar görülebileceğini dile getirdi.
İleri evrelerde kişinin günlük ihtiyaçlarını tek başına karşılama becerisinin azalabildiğini belirten Ersoy, son evrede ise hastaların aile üyelerini ve kendilerini tanımakta güçlük çekebildiğini söyledi.
Bu dönemde tanıdık çevrelerde kaybolma, halüsinasyon, amaçsız gezinme ve tekrarlayıcı hareketler gibi belirtilerin de görülebileceğini ifade etti.
“Kesin Tedavisi Henüz Bulunmuyor”
Alzheimer hastalığının kesin tedavisinin henüz bulunmadığını belirten Doç. Dr. Alevtina Ersoy, mevcut tedavilerle hastalığın ilerleme hızının yavaşlatılmasının ve bazı belirtilerin şiddetinin azaltılmasının mümkün olabileceğini söyledi.
İlaç tedavisinin yanı sıra düzenli uyku, egzersiz, müzik, sanat ve bilişsel aktivitelerin hastaların yaşam kalitesine katkı sağlayabileceğini belirten Ersoy, yürüyüş, koşu, bulmaca çözme ve yeterli sıvı tüketimi gibi alışkanlıkların da Alzheimer riskinin azaltılmasına katkı sağlayabileceğine yönelik çalışmalar bulunduğunu ifade etti.
Sağlıklı beslenmenin önemine de dikkat çeken Ersoy, doymuş ve trans yağ tüketiminin azaltılmasını, sebze ve meyve tüketiminin ise artırılmasını önerdi.
Erken Tanı İçin Farkındalık Vurgusu
Alzheimer hastalığıyla mücadelede toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çeken Doç. Dr. Alevtina Ersoy, hastalık konusunda bilgi düzeyinin yükseltilmesinin erken tanı ve tedavi süreçlerine katkı sağlayacağını belirtti.
Ersoy, Alzheimer konusunda toplumun bilinçlendirilmesinin hastalığın tanı ve tedavi sürecinde karşılaşılan engellerin azaltılmasına yardımcı olacağını ifade etti.

