SON DAKİKA
hava
Google News

Erzincan STK’larından Azerbaycan’a Başörtüsü Tepkisi

Son Güncelleme :

19 Ekim 2026 - 12:13

/ 151 views kez okundu.
reklam
Erzincan STK’larından Azerbaycan’a Başörtüsü Tepkisi
reklam

Erzincan Sivil Toplum Kuruluşları Platformu Dönem Sözcüsü Rıza Tuğrul Karagöz, Azerbaycan’da okullarda başörtüsü üzerinden yaşandığı bildirilen tartışmalara ilişkin açıklama yaptı.

Erzincan Sivil Toplum Kuruluşları Platformu Dönem Sözcüsü Rıza Tuğrul Karagöz, Azerbaycan’da okullarda başörtüsü üzerinden yaşandığı bildirilen tartışmalara ilişkin açıklama yaptı. Türkiye’nin 28 Şubat sürecinde yaşadığı mağduriyetleri hatırlatan Karagöz, eğitim hakkı ile inanç özgürlüğünün karşı karşıya getirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, kardeş ülkede öğrencilerin ve öğretmenlerin haklarının güvence altına alınması çağrısında bulundu.

Erzincan Sivil Toplum Kuruluşları Platformu’na mensup sivil toplum kuruluşları adına açıklama yapan Dönem Sözcüsü Rıza Tuğrul Karagöz, Azerbaycan’da devlet okullarındaki kıyafet düzenlemeleri ve başörtüsü nedeniyle bazı öğrenci ve öğretmenlerin derslere erişiminde sorunlar yaşandığına yönelik iddiaların endişe verici olduğunu belirtti. Karagöz, açıklamasında Türkiye’nin yakın tarihinde yaşanan 28 Şubat sürecine dikkat çekerek, inanç ve kıyafet nedeniyle eğitim ve çalışma hakkının kısıtlanmasının kabul edilemeyeceğini ifade etti.

28 Şubat sürecindeki mağduriyetleri hatırlattı

Türkiye’nin 28 Şubat sürecinde başörtülü öğrencilerin üniversite kapılarında engellerle karşılaştığı, kamu çalışanlarının baskılara maruz kaldığı ve çok sayıda ailenin çocuklarının geleceği konusunda endişe yaşadığı bir dönemden geçtiğini hatırlatan Karagöz, yaşanan mağduriyetlerin toplumsal hafızadaki yerini koruduğunu belirtti.

İnsanların inançları, kıyafetleri veya dünya görüşleri nedeniyle eğitimden, mesleklerinden ve kamusal hayattan dışlanmak istenmesinin yalnızca bireyleri değil, toplumun vicdanını da yaraladığını ifade eden Karagöz, geçmişte yaşananlardan gerekli derslerin çıkarılması gerektiğini vurguladı.

Karagöz, devletin temel görevinin vatandaşlarını inançları nedeniyle cezalandırmak değil, farklılıklarıyla birlikte herkesin temel hak ve özgürlüklerini güvence altına almak olduğunu kaydetti.

“Azerbaycan’daki gelişmeler endişe verici”

Azerbaycan’da başörtüsü ve kıyafet düzenlemeleri üzerinden gündeme gelen tartışmalara değinen Karagöz, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkinin siyasi ve diplomatik bağların ötesinde, ortak tarih, kültür, dil ve gönül bağına dayandığını ifade etti.

Kardeş ülkede yaşandığı bildirilen gelişmelere kayıtsız kalamayacaklarını belirten Karagöz, başörtüsü nedeniyle kız çocuklarının eğitimden uzak kalması veya öğretmenlerin inançları sebebiyle mesleklerini yerine getirmekte engellerle karşılaşması yönündeki iddiaların açıklığa kavuşturulması gerektiğini dile getirdi.

Karagöz, kıyafet düzenlemeleri hazırlanırken çocukların eğitim hakkının, ailelerin sorumluluklarının ve bireylerin din ve vicdan özgürlüğünün birlikte gözetilmesi gerektiğini belirterek, hiçbir öğrencinin inancı nedeniyle eğitim imkânlarından mahrum bırakılmaması gerektiğini vurguladı.

“Laiklik, inanç sahiplerini kamusal hayattan dışlamak değildir”

Açıklamasında laiklik ilkesine de değinen Karagöz, laikliğin insanların inançlarını yok saymak veya inananları kamusal yaşamdan uzaklaştırmak şeklinde yorumlanmaması gerektiğini ifade etti.

Devletin tarafsızlığının, farklı inançlara sahip bireylerin eşit haklarla eğitim alabilmesini ve kamu hizmetlerinden yararlanabilmesini güvence altına alması gerektiğini kaydeden Karagöz, eğitim hakkı ile inanç özgürlüğünün birbirine karşıt haklar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.

Karagöz, bir öğrencinin başörtüsünün eğitim almasının önünde engel olarak görülmemesi gerektiğini ifade ederek, kişisel tercihlere ve inançlara saygı gösterilmesinin önemine dikkat çekti.

“Eğitim hakkı baskı aracına dönüştürülmemeli”

Eğitimin çocukların geleceğini belirleyen temel haklardan biri olduğunu vurgulayan Karagöz, bir çocuğun okuldan uzaklaştırılmasının yalnızca bugünkü eğitim hayatını değil, gelecekteki fırsatlarını da etkilediğini kaydetti.

Hiçbir kız çocuğunun eğitim ile inancı arasında seçim yapmaya zorlanmaması gerektiğini belirten Karagöz, ailelerin de çocuklarının geleceği ile inanç değerleri arasında tercih yapmak durumunda bırakılmaması gerektiğini ifade etti.

Eğitim hakkının evrensel bir insan hakkı, inanç ve vicdan özgürlüğünün ise insan onurunun ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getiren Karagöz, bu hakların birlikte korunması için hukuki ve toplumsal çözümler üretilmesi çağrısında bulundu.

Karagöz, açıklamalarında özgürlük, adalet ve karşılıklı saygı temelinde bir eğitim sistemini savunduklarını belirterek, Türkiye’de geçmişte yaşanan mağduriyetlerin başka ülkelerde ve kardeş coğrafyalarda tekrarlanmasını istemediklerini kaydetti.

Türk dünyasına dayanışma çağrısı

Türk Cumhuriyetleri arasındaki ilişkilerin yalnızca ekonomik ve askerî iş birliğiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Karagöz, eğitim, kültür, inanç özgürlüğü ve insan hakları alanlarında da güçlü bir dayanışma geliştirilmesinin önemine işaret etti.

Türkiye’den Azerbaycan’a ve Orta Asya’ya uzanan geniş coğrafyada ortak tarih ve kültürün yanı sıra adalet, merhamet ve insan onurunun da birleştirici değerler olduğunu ifade eden Karagöz, kardeşliğin yalnızca iyi günlerde yan yana durmak anlamına gelmediğini vurguladı.

Karagöz, yanlış görülen uygulamalar karşısında uyarıda bulunmanın, mağdur olduğu bildirilen kişilerin haklarını savunmanın ve ortak değerleri korumanın da kardeşliğin bir gereği olduğunu belirtti.

Açıklamada ayrıca Filistin’de yaşanan insani drama da değinilerek, Türk dünyasının yöneticilerine insan hayatını, adaleti ve uluslararası hukuku esas alan ilkeli bir tutum sergileme çağrısı yapıldı. Dünyanın neresinde olursa olsun hak ihlallerine karşı uluslararası hukuk çerçevesinde tutarlı bir yaklaşım ortaya konulması gerektiği ifade edildi.

Erzincan STK’larından 6 maddelik talep

Erzincan Sivil Toplum Kuruluşları Platformu adına yapılan açıklamada, eğitim hakkı ve inanç özgürlüğünün korunmasına yönelik altı temel talep sıralandı.

Platformun talepleri şöyle:

Azerbaycan’da başörtüsü nedeniyle eğitim hakkının engellendiğine ilişkin iddiaların incelenmesi ve öğrencilerle öğretmenlerin haklarının güvence altına alınması.

İnanç ve kıyafet farklılıkları nedeniyle hiçbir öğrencinin eğitimden, hiçbir öğretmenin mesleğini icra etmekten mahrum bırakılmaması.

Türkiye’nin 28 Şubat sürecinde yaşadığı mağduriyetlerden ders çıkarılması ve benzer uygulamaların başka ülkelerde tekrarlanmaması için çaba gösterilmesi.

Türk Cumhuriyetlerinin yöneticilerinin millî bağımsızlığı, halklarının iradesini, insan haklarını ve ortak insani değerleri öncelemesi.

Türk dünyası ülkeleri arasında eğitim, kültür, inanç özgürlüğü ve insan hakları alanlarında dayanışmanın güçlendirilmesi.

Filistin’de yaşanan insani dram başta olmak üzere, dünyanın farklı bölgelerindeki zulüm ve hak ihlallerine karşı uluslararası hukuk çerçevesinde ortak ve tutarlı bir tutum sergilenmesi.

“İnsan onuru siyasi çıkar hesaplarına kurban edilmemeli”

Açıklamasının sonunda eğitim hakkı, inanç özgürlüğü ve insan onurunun korunması gerektiğini bir kez daha vurgulayan Rıza Tuğrul Karagöz, 28 Şubat sürecinde yaşanan mağduriyetlerin unutulmadığını belirtti.

Aynı mağduriyetlerin Azerbaycan’da veya başka bir kardeş coğrafyada yaşanmasına sessiz kalamayacaklarını ifade eden Karagöz, Erzincan Sivil Toplum Kuruluşları Platformu’na mensup sivil toplum kuruluşları olarak hak ve özgürlüklerin korunmasını önemsediklerini kaydetti.

Karagöz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Biz yasakların değil özgürlüklerin, ayrımcılığın değil adaletin, baskının değil insan onurunun tarafındayız. Bir çocuğun geleceği başındaki örtüye, bir insanın değeri inancına, bir toplumun vicdanı ise siyasi çıkar hesaplarına kurban edilmemelidir. Eğitim haktır, inanç özgürlüğü haktır, insan onuru dokunulmazdır.”

reklam

YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.