SON DAKİKA
hava
Google News

Başkan GÜL: “İstiklâl Marşı Milletin Ruhundan Doğan Bir Destandır”

Son Güncelleme :

12 Mart 2026 - 12:00

/ 57 views kez okundu.
reklam
Başkan GÜL: “İstiklâl Marşı Milletin Ruhundan Doğan Bir Destandır”
reklam

Eğitim-Bir-Sen Erzincan 1 Nolu Şube Başkanı Nebi GÜL, İstiklâl Marşı’nın Kabulü yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı kapsamlı mesajda, İstiklâl Marşı’nın milletin imanını, özgürlük iradesini ve tarihsel direniş ruhunu yansıtan eşsiz bir destan olduğunu vurguladı.

Eğitim-Bir-Sen Erzincan 1 Nolu Şube Başkanı Nebi GÜL, İstiklâl Marşı’nın Kabulü yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı kapsamlı mesajda, İstiklâl Marşı’nın milletin imanını, özgürlük iradesini ve tarihsel direniş ruhunu yansıtan eşsiz bir destan olduğunu vurguladı. Nebi GÜL mesajında, İstiklâl Marşı’nın kabulünün 105’inci yılını iftiharla idrak ettiklerini belirterek, marşın sadece bir şiir değil; milletin tarihine, değerlerine, azmine ve özgürlük kararlılığına duyulan güvenin özlü bir ifadesi olduğunu dile getirdi.

“Millî Mücadele’nin En Zor Günlerinde Yükselen Bir Haykırış”

GÜL, marşın yazıldığı dönemin tarihsel şartlarına dikkat çekerek, o günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının üzerinden henüz bir yıl bile geçmediğini, Cumhuriyet’in henüz kurulmadığını ve Millî Mücadele’nin bütün sıcaklığıyla devam ettiğini hatırlattı.

Savaşın en kritik günlerinde düşman kuvvetlerinin Ankara’ya kadar yaklaştığını belirten GÜL, Polatlı’dan yapılan top atışlarının Ankara’dan duyulduğunu ifade ederek şunları söyledi:

“İşte çatışmanın en sıcak, kimilerine göre en umutsuz anlarında, tarihe kök salmış bu asil millet adına adeta ilahi bir kararlılığı telkin eden cesur bir haykırış yükselir: ‘Korkma!’”

“Tacettin Dergâhı’nda Yazılan Bir Kurtuluş Müjdesi”

Nebi GÜL, büyük şair Mehmet Âkif ERSOY’un İstiklâl Marşı’nı kaleme aldığı anlara da değinerek, uykusuz geçen gecelerin birinde Tacettin Dergâhında marşın ilk dizelerini yazdığını hatırlattı.

GÜL, marşın yalnızca bir kalem ürünü olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Yüreği vatan ve istiklâl aşkıyla dolu olan Mehmet Âkif, İstiklâl Marşı’nın ilk dizelerini Tacettin Dergâhının duvarına adeta milletimize yeni bir kurtuluş ve yeni bir kuruluş müjdeleyen şafaklara yazmıştır. Bu dizeler kalemle değil; ilahi bir heyecan, keskin bir cesaret, tereddütsüz bir umut ve kararlı bir imanla yazılmıştır.”

Türkçenin güçlü ifade kudretiyle yazılan marşın kelimelerinin cephelerden bütün vatana yayılan bir diriliş ruhunu temsil ettiğini ifade eden GÜL, şu dizeleri hatırlattı:

“Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.”

“Mecliste Alkışlarla Karşılandı”

Nebi GÜL, İstiklâl Marşı’nın Meclis’te okunmaya başladığı anda büyük bir coşku ve alkış tufanıyla karşılandığını belirterek, marşın kısa sürede milletin ortak ruhunun sesi hâline geldiğini söyledi.

İstiklâl Marşı’nın yalnızca törenlerde okunan bir şiir olmadığını vurgulayan GÜL, şu değerlendirmelerde bulundu:

“İstiklâl Marşı bizim özümüzdür, ruhumuzun ve benliğimizin sesidir. Onu dışımızda bir metin gibi görmek doğru değildir. O, bizim kök metinlerimizden biridir. Onunla varlığımızı besler, kendimizi anlar ve keşfederiz.”

“İstiklâl Marşı Bir Milletin Amentüsüdür”

GÜL, İstiklâl Marşı’nın sadece edebî bir eser olmadığını, aynı zamanda milletin varlık felsefesini ve inanç dünyasını yansıttığını belirtti.

Marşın din, iman, Allah, ezan, hak, cennet vatan, bayrak ve hürriyet gibi temel değerler üzerine kurulu olduğuna dikkat çeken GÜL, şu ifadeleri kullandı:

“İstiklâl Marşı muhteşem bir şiir estetiği yanında milletimizin karakterini ve seciyesini ortaya koyan bir varlık iddiası ve manifestosudur. Rahmetli yazar D. Mehmet Doğan’ın ifadesiyle bu eser ‘bin yılın destanı’dır.”

“İstiklâl Olmadan Millet Olmaz”

GÜL, dünyanın birçok ülkesinin ulusal marşı bulunduğunu ancak Türkiye’nin marşının doğrudan “İstiklâl Marşı” olarak adlandırılmasının büyük anlam taşıdığını belirterek şöyle konuştu:

“Bu millet ulus veya millet olmayı istiklâlsiz düşünmemiştir. İstiklâl, var oluşumuzun temel değeri ve dayanağıdır.”

“Mehmet Âkif’in Ahlaki Duruşu”

Nebi GÜL, Mehmet Âkif ERSOY’un sadece büyük bir şair değil, aynı zamanda güçlü bir ahlak ve karakter sahibi olduğunu da vurguladı.

Marş için verilen para ödülünü kabul etmemesinin bunun en önemli göstergelerinden biri olduğunu belirten Gül şöyle devam etti:

“Çok zor şartlar altında olmasına rağmen marş için verilen ödülü kabul etmemiştir. Çünkü İstiklâl Marşı’nın millete ait olduğunu söylemiştir. ‘Allah bir daha bu millete İstiklâl Marşı yazdırmasın’ duası ise milletin huzuru ve refahı için yapılan içten bir yakarıştır.”

“İstiklâl Marşı Milletin Ortak Eseridir”

GÜL, İstiklâl Marşı’nın bir şairin eseri olmaktan çıkarak bütün bir millete ait hâle geldiğini belirterek, Mehmet Âkif’in bu nedenle marşı Safahat adlı eserine dahi almadığını hatırlattı.

“Darbeci Zihniyetin Marş Tartışmaları”

Nebi GÜL mesajında, geçmişte bazı dönemlerde yeni bir millî marş arayışlarının gündeme getirildiğini de hatırlatarak bu girişimlerin milletin değerleriyle bağdaşmadığını ifade etti.

Bu tür arayışların özellikle darbe dönemlerinde yoğunlaştığını belirten GÜL, bunların milletin temel değerlerinden koparma girişimleri olduğunu dile getirdi.

“İstiklâl Marşı Milletin Yolunu Aydınlatıyor”

GÜL, İstiklâl Marşı’ndaki ruhun dün Millî Mücadele döneminde milletin cesaretini nasıl ateşlediyse bugün de aynı şekilde toplumsal birlik ve heyecanı güçlendirdiğini söyledi.

Mesajının sonunda şu ifadeleri kullandı:

“İstiklâl Marşı millî beraberliğimizin ilkelerini belirleyen, yürüyüşümüzün istikametini tayin eden bir destandır. Ufkumuzu açar, yolumuzu aydınlatır, ruhumuzu yeniler. Bu vesileyle İstiklâl Marşı’nı doğuran Millî Mücadele sürecinde ve sonrasında vatan uğruna canlarını feda eden bütün kahraman şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, büyük şair Mehmet Âkif ERSOY’u saygıyla yad ediyoruz.”

reklam

YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.