SON DAKİKA
hava
Google News

Dekan DÖNER: “Hukuk, Toplumla Birlikte Sürekli Değişen Dinamik Bir Yapıdır”

Son Güncelleme :

27 Mart 2026 - 13:02

/ 67 views kez okundu.
reklam
Dekan DÖNER: “Hukuk, Toplumla Birlikte Sürekli Değişen Dinamik Bir Yapıdır”
reklam

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayhan DÖNER, yaklaşık 33 yıllık akademik tecrübesiyle Erzincan’da hukuk eğitiminin gelişimine katkı sunmayı sürdürüyor. Akademik hayatına aynı fakültede asistan olarak başlayan DÖNER, yıllar içerisinde farklı akademik görevlerde bulunarak önemli bir birikim elde etti.

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayhan DÖNER, yaklaşık 33 yıllık akademik tecrübesiyle Erzincan’da hukuk eğitiminin gelişimine katkı sunmayı sürdürüyor. Akademik hayatına aynı fakültede asistan olarak başlayan DÖNER, yıllar içerisinde farklı akademik görevlerde bulunarak önemli bir birikim elde etti. Kısa süreli yurt dışı akademik çalışmaları ve doktora sürecinin ardından yeniden Erzincan’a dönen DÖNER, bilimsel çalışmalarını burada sürdürmeye devam etti. Yaklaşık 5 yıldır dekanlık görevini yürüten DÖNER, akademik birikimini öğrencilerle paylaşırken aynı zamanda hukuk alanındaki bilimsel üretime katkı sağlamayı sürdürüyor.

Aslen Hataylı olduğunu ifade eden DÖNER, uzun yıllardır Erzincan’da yaşadığını ve akademik ile sosyal hayatının büyük bölümünü bu şehirde geçirdiğini belirtti. Erzincan ile güçlü bir bağ kurduğunu dile getiren DÖNER, artık kendisini Erzincanlı olarak gördüğünü ifade ederek bulunduğu kentin gelişimine katkı sunmayı önemli bir sorumluluk olarak değerlendirdi.

“Fakültemiz köklü bir akademik geleneğe sahip”

Hukuk Fakültesi’nin Türkiye’de kurulan ilk hukuk fakülteleri arasında yer aldığını vurgulayan DÖNER, fakültenin köklü geçmişiyle güçlü bir akademik geleneğe dayandığını belirtti. Fakültenin yalnızca hukukçu yetiştiren bir kurum olmadığını ifade eden DÖNER, aynı zamanda akademik birikimiyle çevre illerde kurulan hukuk fakültelerine de katkı sağladığını dile getirdi.

Yetiştirilen akademisyenlerin farklı üniversitelerde görev alarak hukuk eğitiminin gelişmesine katkı sunduğunu belirten DÖNER, fakültenin akademik üretim kapasitesinin sadece teorik çalışmalarla sınırlı olmadığını, uygulamaya dönük projeler, bilimsel yayınlar ve akademik çalışmalarla hukuk camiasına önemli katkılar sağladığını ifade etti. Hukukun disiplinler arası bir alan olduğunu vurgulayan DÖNER, bu alanın toplumun sosyal yapısı, kültürel değerleri ve ekonomik gelişimiyle doğrudan ilişkili olduğunu söyledi.

“Hukukun evrensel ilkeleri değişmez”

Fakültenin vizyonunun üniversitenin “Anadolu’da bir dünya üniversitesi” hedefiyle paralel olduğunu ifade eden DÖNER, evrensel hukuk ilkelerini benimseyen, bilimsel düşünceyi esas alan ve uluslararası düzeyde yetkin hukukçular yetiştirmeyi amaçladıklarını dile getirdi.

Hukukun temelinde adalet, hakkaniyet ve insan hakları gibi değerlerin yer aldığını belirten DÖNER, bu ilkelerin tarih boyunca değişmeden varlığını sürdürdüğünü söyledi. Ancak toplumsal yapıda yaşanan değişimler ve teknolojik gelişmelerin hukukun uygulanma biçimini etkilediğini ifade eden DÖNER, hukukun dinamik bir yapıya sahip olduğunu ve değişen ihtiyaçlara göre sürekli güncellendiğini vurguladı.

Hukukun temel amacının toplumsal düzeni sağlamak ve bireyler arasındaki ilişkileri adalet temelinde düzenlemek olduğunu da sözlerine ekledi.

Dijitalleşme hukuku dönüştürüyor

Günümüzde teknoloji ve iletişim araçlarının gelişmesiyle birlikte hukukun karşı karşıya kaldığı konuların da çeşitlendiğini belirten DÖNER, özellikle kişisel verilerin korunması, mahremiyet hakkı ve ifade özgürlüğü gibi başlıkların daha fazla önem kazandığını ifade etti.

Dijitalleşmenin hayatın her alanında etkisini artırdığını dile getiren DÖNER, bu gelişmelerin hukuki düzenlemelerde yeni yaklaşımları zorunlu hale getirdiğini söyledi.

Yapay zekâ teknolojisinin akademik çalışmalarda bilgiye erişimi kolaylaştırdığını belirten DÖNER, bu durumun araştırma süreçlerine önemli avantajlar sağladığını ifade etti.

Ancak yapay zekânın beraberinde bazı riskleri de getirdiğine dikkat çeken DÖNER, kişisel verilerin korunması, fikri mülkiyet hakları ve bilgi güvenliği gibi konularda dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Bilgiye erişimin kolaylaşmasının doğru ve güvenilir bilgiye ulaşma sorumluluğunu artırdığını belirten DÖNER, insan denetiminin her zaman önemini koruduğunu dile getirdi.

“Yargıdaki yoğunluk toplumsal değişimle bağlantılı”

Türkiye’de davaların uzun sürmesi konusuna da değinen DÖNER, bu durumun yalnızca hukuk sistemiyle sınırlı bir mesele olmadığını, toplumsal değişimlerle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti. Artan nüfus, kırsaldan kente göç ve ekonomik ilişkilerin çeşitlenmesiyle birlikte hukuki uyuşmazlıkların sayısında ciddi artış yaşandığını belirten DÖNER, bu durumun yargı sisteminin iş yükünü artırdığını söyledi.

Hukuki süreçlerin daha hızlı ve etkin yürütülebilmesi için çeşitli reformların hayata geçirildiğini ifade eden DÖNER, hakim ve savcı sayısının artırılması, dijital sistemlerin geliştirilmesi ve alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin yaygınlaştırılmasının bu süreçte önemli katkılar sağladığını dile getirdi.

UYAP ve MERNİS gibi dijital sistemlerin yargı süreçlerinde önemli kolaylıklar sunduğunu belirten DÖNER, teknolojinin hukuk alanında daha etkin kullanılmasının yargı süreçlerinin hızlanmasına katkı sağladığını ifade etti. Arabuluculuk gibi alternatif çözüm yöntemlerinin de dava yükünü azaltmada önemli bir rol üstlendiğini vurguladı.

Öğrencilere çok yönlü gelişim çağrısı

Hukuk fakültesi öğrencilerine de tavsiyelerde bulunan DÖNER, iyi bir hukukçunun yalnızca kanun metinlerini bilen bir kişi olmaması gerektiğini ifade etti. Hukukçuların toplumu iyi tanıması, sosyal yapıyı doğru analiz edebilmesi ve farklı disiplinlerden beslenmesi gerektiğini vurgulayan DÖNER, hukuk eğitiminin çok yönlü bir bakış açısı gerektirdiğini dile getirdi.

Öğrencilerin bol okumaları gerektiğini belirten DÖNER, tarih, sosyoloji, felsefe ve ekonomi gibi alanlarda edinilen bilgilerin hukukçuların olayları daha geniş bir perspektiften değerlendirmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Yabancı dil öğrenmenin önemine de dikkat çeken DÖNER, uluslararası hukuk çalışmalarını takip edebilmek için dil becerilerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Öğrencilik yıllarında kazanılan disiplinin meslek hayatında belirleyici olduğunu ifade eden DÖNER, hukuk eğitiminin sabır, dikkat ve sürekli çalışma gerektiren bir süreç olduğunu belirtti. Hukukun yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk bilinci kazandıran bir alan olduğunu ifade eden DÖNER, hukukçuların adalet duygusunu güçlendiren ve toplumsal düzeni koruyan önemli bir rol üstlendiğini dile getirdi.

“Bilimsel üretim ve uluslararası iş birlikleri artırılacak”

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin güçlü akademik kadrosu ve köklü geçmişi ile hukuk dünyasına katkı sunmaya devam ettiğini belirten DÖNER, fakültenin bilimsel üretim kapasitesini artırmayı ve uluslararası akademik iş birliklerini geliştirmeyi hedeflediklerini ifade etti.

Hukukun evrensel ilkeleri doğrultusunda yetiştirilen hukukçuların toplumun gelişimine katkı sağlayacağını vurgulayan DÖNER, adalet anlayışının güçlenmesinin toplumsal barış ve güven ortamının oluşmasında önemli bir rol oynadığını söyledi. DÖNER, hukuk eğitiminin yalnızca bugünün değil, geleceğin dünyasını şekillendirecek bireyler yetiştirmeyi amaçladığını belirterek akademik çalışmaların bilimsel düşünce temelinde sürdürüleceğini ifade etti.

reklam

YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.