
Yıllardır Avrupa’da ülke özlemiyle yaşayan bir Erzincanlı olan Dilek ARCA’nın 6 sene önce ihtiyaç sahibi bir çocuğu giydirmesi ardından onun gözündeki buruk sevinci görerek başladığı yardım çalışmaları bugün Türkiye’nin birçok İlinde engellisinden, yaşlısına, öğrencisinden, yardıma muhtaç ailelere büyük bir umuda dönüştü. Erzincan’da yaklaşık bin ihtiyaç sahibi bireye ulaştığını belirten Dilek ARCA 2020 senesinde kurduğu Dilomla Yardımlar Derneği çatısında yüzlerce aileye ulaşarak gıda yardımından giyime, ev eşyasından ev yenilemeye, protez desteğinden nakit desteğe kadar hayırseverlerin yaptıkları bağışları büyük bir yardım çalışmasına dönüştürdü.
Yıllardır Avrupa’da ülke özlemiyle yaşayan bir Erzincanlı olan Dilek ARCA’nın 6 sene önce ihtiyaç sahibi bir çocuğu giydirmesi ardından onun gözündeki buruk sevinci görerek başladığı yardım çalışmaları bugün Türkiye’nin birçok İlinde engellisinden, yaşlısına, öğrencisinden, yardıma muhtaç ailelere büyük bir umuda dönüştü. Erzincan’da yaklaşık bin ihtiyaç sahibi bireye ulaştığını belirten Dilek ARCA 2020 senesinde kurduğu Dilomla Yardımlar Derneği çatısında yüzlerce aileye ulaşarak gıda yardımından giyime, ev eşyasından ev yenilemeye, protez desteğinden nakit desteğe kadar hayırseverlerin yaptıkları bağışları büyük bir yardım çalışmasına dönüştürdü. Aslen Dersimli olan Erzincan’da doğup büyüyen ancak hayatına Fransa’da devam eden Dilek ARCA 6 yıl önce başladığı yardım çalışmalarına resmi olarak Umudun Bağışı Derneğini kurarak devam ettirdi. Türkiye’de ise Dilomla Yardımlar adıyla çalışmalarına devam eden ARCA tek başına şehir şehir dolaşarak topladığı gönüllü vatandaşlarla birlikte ihtiyaç sahibi ailelere ulaşan büyük bir mücadele örneği ve bir anne.
Dilek ARCA bugüne kadar Türkiye genelinde 10 binden fazla hane, aile, engelli birey, hasta, öğrenci, dul kadınlar ve yaşlılara ulaştı. ARCA penceresi dahi olmayan evleri ve içinde özellikle kış mevsiminde yakacak bir odun dahi bulamayan aileleri dinledi ve onların dertlerine derman oldu. Avrupa’da kurduğu dernek ve toplanan yardımlar sayesinde ailelerin erzak, giyim ihtiyaçlarından tutalım ev eşyası, ev tadilatı ve hatta evin komple yeniden inşa edilmesine kadar gelen büyük desteklerde bulunuyor.
Bazen engelli bir bireyin protez bacağa sahip olmasını sağladıklarını, bazen de kanserli bir bireyin tedavisinde aylarca maddi ve manevi destek verdiklerini ve bazen de hasta bireylere nakdi yardımlar vererek bu zor süreçleri atlatmalarında büyük bir emek verdiklerini belirten ARCA yardımlarını bazen aylık, bazen 6 aylık bazen de yıllık olarak yapıyor. ARCA ayrıca Erzincan’da beslemediği sokak hayvanı kedi, köpek kalmamış. Nerede bir sokak hayvanı görse onlara aracından çıkardığı yemleri veriyor, hasta veya sakat bulduklarını götürüp veterinerde tedavilerini yaptırıyor. Bir hayvansever gönüllüsü olarak da doğadaki canlıların kalplerine dokunan ARCA sokak hayvanlarına büyük bir ilgiyle sahip çıkıyor.
İlk yardım çalışmalarına Erzincan’da başlatan Dilek ARCA bu çalışmayı büyüterek çevre illere oradan da tüm Türkiye’ye ulaşacak şekilde büyüttü. Erzincan’da yaklaşık bin aile, öğrenci, yaşlı ve ihtiyaç sahibi bireylere ulaştıklarını belirten ARCA Erzincan’ın bütün köy ve mahallelerini tek tek gezerek oranın muhtarları aracılığıyla yardıma ihtiyacı olan aileleri bizzat tespit ederek çalışmalarına devam etti. Erzincan’da en çok yardıma muhtaç olarak gördükleri kesimin yaşlılar olduğunu belirten ARCA Erzincan’da tek başına çocuk büyütmek zorunda kalan annelere ve engelli bireylere de ulaştığını belirtiyor.
ERT Şah TV kameralarımıza sorularımızı yanıtlayan Dilek ARCA Erzincan’da gösterdiğiniz yardım çalışmasının ne kadar anlamlı olduğunu ve bir o kadar da size acı veren bir duygu anı yaşadınız mı? Sorusuna ARCA’nın cevabı şöyle oldu; “Erzincan’da ben gittiğim her yere yanımda gıda kolilerini hazırlayıp gidiyorum. Nerede bir ihtiyaçlı birey görsem ona ihtiyacı oranında destekte bulunuyorum. Ama Yalınca köyünde gördüğüm 90 yaşındaki Şehriban Teyze benim için hayatımda en çok acı duyduğum hadiselerden bir tanesi. Köylerde kesilen Kurban etlerini dağıtıyorken Yalınca köyünde Şehriban Teyzeyi yolda yürürken gördüm. Önce bir seslendim. Bana yanıt vermek istemedi. Bak teyze dedim Kurbanlık et dağıtıyoruz, istemez misin? Şehriban Teyze’nin cevabı odunum yok ki neyle pişireyim, oldu. Bu benim zoruma gitti elbette. Ben de sana eti pişirip getireceğim dedim. Tamam dedi. Eti pişirip evine gittim. Ama ortalıkta aslında bir ev yoktu. Pencereleri kırık, eski birkaç kabı olan, oturacak bir yeri bile olmayan evini gördükçe harekete geçtik. Şehriban Teyzenin evini komple yeniledik, temizledik, camlarını taktık, badana boya, ev eşyası derken evinin yenilenmiş halini görmesiyle duyduğu mutluluğu dünyalara değiştirmezdik. Ama 90 yaşındaki Şehriban Teyze maalesef 1 sene yaşadı. Hele bir de madde bağımlısı birisi tarafından vahşi bir şekilde öldürülmek suretiyle acı bir şekilde yaşama veda etmesi benim hayatımda duyduğum acıların en büyüğü oldu.”

