SON DAKİKA
hava
Google News

Minderden Yeşilçam’a, Yeşilçam’dan Geleceğe Uzanan Bir Ömür: Özbek İDALİ

Son Güncelleme :

28 Ocak 2026 - 15:08

/ 79 views kez okundu.
reklam
Minderden Yeşilçam’a, Yeşilçam’dan Geleceğe Uzanan Bir Ömür: Özbek İDALİ
reklam

1983 yılında bir minderin üzerinde başlayan yolculuk, yıllar içinde sadece madalyalarla değil; emekle, sabırla, karakterle ve unutulmaz anılarla örülü bir hayat hikâyesine dönüştü.

1983 yılında bir minderin üzerinde başlayan yolculuk, yıllar içinde sadece madalyalarla değil; emekle, sabırla, karakterle ve unutulmaz anılarla örülü bir hayat hikâyesine dönüştü. Erzincan sporunun sessiz ama derin iz bırakan isimlerinden Özbek İDALİ, bugün minderde olmasa da yetiştirdiği sporcularla, aktardığı değerlerle ve hiç kaybolmayan inancıyla geleceğin şampiyonlarına yol göstermeyi sürdürüyor.

Terin, emeğin ve disiplinin hayatının merkezinde olduğu bu yolculukta, alkışlar zamanla azaldı; ancak spora ve gençlere olan inanç hiç eksilmedi. Bugün Özbek İDALİ, kazandığı her şeyi cebinde değil, yüreğinde taşıyan bir spor emekçisi olarak Değer Erzincan Spor Kulüpleri bünyesinde yeni kuşakların yetişmesine katkı sunuyor.

“Salonumuz yoktu ama inancımız vardı”

Karateyle tanışmasının 1983 yılına uzandığını belirten İDALİ, o dönemin zorluklarını şu sözlerle anlattı:

“Hocam Kazım Aktan sayesinde karateyle tanıştım. O yıllarda bugünkü gibi bir salonumuz, tesisimiz yoktu. Ama inandığımız bir şey vardı; ‘başaracağız’ dedik ve bu inançla çalıştık.”

Sporculuk döneminin ardından hakemlik yaptığını, bugün ise antrenör olarak gençlere rehberlik ettiğini ifade eden İDALİ, Değer Erzincan Projesi kapsamında yürütülen çalışmaların önemine dikkat çekti.

Sporla karakter inşası

Karateyi yalnızca bir spor dalı olarak görmediğini vurgulayan Özbek İDALİ, kuşak sisteminin derin bir anlam taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Karate, kuşak sistemiyle olgunlaşmanın ve mükemmelleşmenin sembolüdür. Bu sadece kuşaklarla sınırlı değildir; karakterde ve yaşam biçiminde de kendini gösterir.”

Proje sayesinde Erzincan’ın en ücra noktalarına kadar spor branşlarının ulaştırıldığını dile getiren İDALİ, bu yaklaşımın gençler için büyük bir fırsat olduğunu söyledi.

Yeşilçam’a uzanan spor hikâyesi

Özbek İDALİ’nin hikâyesi sadece minderde kalmadı; sinema perdesine de taşındı. 1990’lı yıllarda çekilen “Gülün Bittiği Yer” adlı film vesilesiyle Türk sinemasının efsane ismi Cüneyt Arkın ile tanıştıklarını aktaran İDALİ, bu deneyimin ardından tamamen kendi imkânlarıyla bir hayali gerçeğe dönüştürdüklerini ifade etti:

“Uzakdoğu sanatlarını konu alan filmler vardı. Biz de kendi filmimizi yaptık; Gizemli Silahşör. Çok zor şartlar altında çalıştık. Çekimler Erzincan’da başladı, Yeşilçam’da tamamlandı.”

Gençlere tek öğüt: Sevmeden olmaz

Yılların birikimini gençlere aktarmaya devam eden Özbek İDALİ, sözlerini şu tavsiyeyle tamamladı:

“Gençlere bir öğüdüm olsun: Bir işi yapıyorsanız, onu severek yapın.”

Bugün minderde kendisi olmasa da; gözleriyle, sesiyle ve sabrıyla orada olan Özbek İDALİ, Erzincan sporunun hafızasında ve yetiştirdiği sporcuların yolunda yaşamaya devam ediyor.

reklam

YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.