
Erzincan’ın Sakaltutan bölgesinde faaliyet gösteren somon üretim tesisleri, gerçekleştirdiği üretim ve geliştirdiği projelerle Karadeniz somonu sektöründe uluslararası ölçekte büyümeyi hedefliyor. 1992 yılında dedesi tarafından Almanya’da görülen sistemin Erzincan’a taşınmasıyla başlayan üretim hikâyesi, bugün üçüncü kuşak Ozaner Akpolat’ın çalışmalarıyla yeni bir aşamaya taşınıyor.
Erzincan’ın Sakaltutan bölgesinde faaliyet gösteren somon üretim tesisleri, gerçekleştirdiği üretim ve geliştirdiği projelerle Karadeniz somonu sektöründe uluslararası ölçekte büyümeyi hedefliyor. 1992 yılında dedesi tarafından Almanya’da görülen sistemin Erzincan’a taşınmasıyla başlayan üretim hikâyesi, bugün üçüncü kuşak Ozaner Akpolat’ın çalışmalarıyla yeni bir aşamaya taşınıyor. Sakaltutan’da kurulan tesislerde Karadeniz somonu üretiminin yanı sıra genetik çalışmalar da yürütülürken, mevcut iki çiftliğin toplam 190 milyon adet yumurta kapasitesine ulaştığı belirtiliyor. Ozaner Akpolat, devam eden yatırımlarla kapasiteyi yaklaşık 500 milyon adede çıkarmayı ve bu kapasiteyle dünya ölçeğinde en büyük somon üretim merkezlerinden biri olmayı hedeflediklerini ifade ediyor.
1992’de başlayan üretim üçüncü kuşakla büyüyor
Ozaner Akpolat, ailesinin somon üretimiyle tanışmasının 1992 yılına dayandığını belirterek, dedesinin Almanya’da gördüğü üretim sistemini Erzincan’a taşıdığını anlattı.
İlk dönemlerde 6-7 havuzla küçük çaplı üretime başlayan aile işletmesinin daha sonra babası tarafından sürdürüldüğünü aktaran Akpolat, kendisinin ise üçüncü kuşak olarak üretimi uluslararası pazarlara taşıma hedefiyle hareket ettiğini söyledi.
Akpolat, birinci tesisin büyütüldüğünü, ikinci tesisin ise kurulduğunu belirterek, önümüzdeki süreçte üretim kapasitesini daha da artırmayı planladıklarını kaydetti.
Mevcut kapasite Avrupa’da ilk sıralarda
Sakaltutan’daki iki çiftliğin toplam kapasitesinin 190 milyon adet olduğunu ifade eden Akpolat, bu kapasitenin kendilerini Avrupa ölçeğinde önemli bir noktaya taşıdığını belirtti.
Akpolat, hedeflerinin ise bununla sınırlı olmadığını vurgulayarak, yıllık 500 milyon adet yumurta kapasitesine ulaşmayı ve dünya sıralamasında ilk sıraya yerleşmeyi hedeflediklerini dile getirdi.
Yatırımın “Faz 1, Faz 2 ve Faz 3” şeklinde planlandığını belirten Akpolat, çalışmaların yaklaşık üç yıllık süreç içerisinde tamamlanmasının ardından tesislerin tam kapasiteyle çalışmasını öngördüklerini söyledi.
Üretilen somonlar 18 ülkeye ihraç ediliyor
Tesislerde üretilen Karadeniz somonlarının başta Rusya, Çin, Vietnam, Japonya, Almanya ve İngiltere olmak üzere yaklaşık 18 ülkeye ihraç edildiği belirtildi.
Üretim sürecinin ilk aşamasında yumurtadan çıkan balıklar, tesislerde yavru olarak yetiştiriliyor. Yaklaşık 10 gram ağırlığa ulaşan balıklar daha sonra barajlara taşınıyor.
Barajlarda 250 gramdan 3,5 kilograma kadar büyütülen balıkların bir bölümü ise 250 gram seviyesinden sonra deniz ortamına aktarılıyor. Denizlerde yaklaşık 4 kilograma kadar yetiştirilen somonlar, ardından uluslararası pazarlara gönderiliyor.
Üretimin yüzde 90’ı yurt dışına gidiyor
Ozaner Akpolat, pandemi sonrasında dünyada dengeli beslenmeye yönelik ilginin arttığını ve bunun somon tüketimine de yansıdığını belirtti.
Ürettikleri somonların yaklaşık yüzde 90’ının yurt dışına gönderildiğini ifade eden Akpolat, küresel pazardaki talebin üretim yatırımlarının artırılmasında önemli bir etken olduğunu söyledi.
Erzincan’ın su kaynakları somon üretiminde avantaj sağlıyor
Tesislerin Sakaltutan bölgesine kurulmasının en önemli nedenlerinden birinin su kalitesi olduğunu belirten Akpolat, bölgedeki suyun yaklaşık 8,7 pH değerine ve 12 ppm oksijen seviyesine sahip olduğunu ifade etti.
Somon üretiminde oksijen, pH, mineral yapısı ve özellikle su sıcaklığındaki değişimlerin büyük önem taşıdığını anlatan Akpolat, Sakaltutan’daki suyun sıcaklığının istikrarlı olmasının üretim açısından avantaj sağladığını kaydetti.
Akpolat, somonun her su kaynağında yetiştirilebilen bir balık olmadığını belirterek, Erzincan’ın iç sularının bu açıdan önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Hamdi Öğüt: “Her şey kaliteli yavruya bağlı”
Tesislerde üretim sürecinin bilimsel açıdan takip edilmesi amacıyla Prof. Dr. Hamdi Öğüt de çalışmalar yürütüyor.
Balık hastalıkları konusunda uzmanlaşan Prof. Dr. Öğüt, uzun yıllar Su Ürünleri Fakültesi’nde ve özellikle Sürmene’de görev yaptığını, daha sonra Amerika’da balık hastalıkları üzerine yüksek lisans ve doktora eğitimi aldığını belirtti.
Yaklaşık 25 yıl farklı kuruluşlarda görev yaptığını ifade eden Öğüt, 2001 yılından bu yana somon sektörü üzerine çalıştığını söyledi.
Somon hastalıkları, hastalıkların önlenmesi, üretimi kısıtlayan faktörler ve sektörün geliştirilmesi üzerine çalışmalar yürüttüğünü belirten Öğüt, kuluçkahanelerde kaliteli yavru üretiminin sektörün geleceği açısından kritik olduğunu vurguladı.
Öğüt, Sakaltutan’daki tesiste 180 milyon adet yumurta kapasitesinin bulunduğunu ve bu kapasitenin aktif şekilde kullanılması için çalışmalar yürüttüklerini belirtti.
Kuluçkahane haftalık olarak kontrol ediliyor
Prof. Dr. Hamdi Öğüt, tesise haftalık olarak gelerek kuluçkahane ve yavru balıkların durumunu takip ettiğini söyledi.
Hangi hastalıkların bulunduğu, hangi dezenfeksiyon uygulamalarının yapılması gerektiği ve bakım süreçlerinin nasıl yürütüleceği konusunda kontroller gerçekleştirdiğini belirten Öğüt, aynı zamanda işletme çalışanlarına eğitim verdiğini ifade etti.
Öğüt’e göre kaliteli yavru üretimi, sonraki aşamalardaki üretim verimliliğini doğrudan etkiliyor. Kuluçkahanede sağlıklı ve kaliteli yavruların yetiştirilmesinin barajlardaki üretim miktarını artırdığı, bunun da denizlerdeki üretime yansıdığı belirtiliyor.
Kaliteli yavru üretiminin aynı zamanda kilogram başına üretim maliyetlerinin düşürülmesine de katkı sağladığını belirten Öğüt, somon sektörünün sürdürülebilir büyümesinde kuluçkahanelerin önemli bir rol üstlendiğini kaydetti.
Hedef 500 milyon adet üretim
Ozaner Akpolat, devam eden yatırımların tamamlanmasıyla iki tesisin birbirine entegre edilerek kapalı devre sistemlerle çalışacağını söyledi.
Yaklaşık üç yıl içerisinde 500 milyon adet somon yumurtası üretim kapasitesine ulaşmayı hedeflediklerini belirten Akpolat, kapasite artışıyla birlikte genetik çalışmaların da genişletileceğini ifade etti.
Akpolat, balıkların dişileştirilmesi ve kısırlaştırılması gibi konularda da çalışmalar yürüttüklerini belirterek, bilimsel çalışmaların üretim kapasitesiyle birlikte ilerleyeceğini söyledi.
“Ürettiğimiz yumurtalar Türkiye’de geniş bir ekonomik zincire dönüşüyor”
Sakaltutan’daki üretimin yalnızca tesislerle sınırlı bir ekonomik değer oluşturmadığına dikkat çeken Akpolat, üretilen yumurtaların Türkiye’deki farklı üreticilere ve sektör paydaşlarına ulaştığını ifade etti.
Akpolat, tesislerde üretilen yumurtaların Türkiye’deki somon üreticileri, ihracatçılar, ithalatçılar ve işleme fabrikaları gibi sektörün farklı noktalarına dağıldığını belirterek, bu üretimin dolaylı olarak daha geniş bir ekonomik hareketlilik oluşturduğunu söyledi.
Akpolat, söz konusu üretim zincirinin Türkiye’ye 1 milyar doların üzerinde döviz girdisine katkı sağlayan bir ekonomik yapı oluşturduğunu ifade etti.
Bu yapının yalnızca doğrudan ihracattan ibaret olmadığını belirten Akpolat, kuluçkahanelerde başlayan üretimin baraj ve deniz çiftliklerine, ardından işleme tesisleri ve ihracat kanallarına kadar uzanan geniş bir ekonomik zincir oluşturduğuna dikkat çekti.
Kış şartları üretimde önemli bir sınır oluşturuyor
Sakaltutan bölgesinin coğrafi şartlarının üretim açısından bazı zorlukları da beraberinde getirdiğini belirten Akpolat, özellikle kış aylarında yoğun kar ve fırtına nedeniyle çiftliklerde üretimin yaklaşık yedi ay sürdürülebildiğini söyledi.
Kış dönemindeki ağır hava koşullarının balıklarda kayıplara yol açabildiğini ifade eden Akpolat, bu nedenle yatırımların aşamalı olarak geliştirilmesinin planlandığını kaydetti.
“Dördüncü kuşak bu işi daha ileri taşıyabilir”
Aile işletmesinin geleceğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Ozaner Akpolat, dedesinden kendisine, kendisinden de gelecek nesillere uzanan üretim geleneğinin devam etmesini istediğini söyledi.
Akpolat, kendisinin üçüncü kuşak olarak aile işletmesini Avrupa’ya açmayı hedeflediğini belirterek, dördüncü kuşak olan kızının da ilerleyen dönemde bu işi daha ileri noktalara taşıyabileceğine inandığını ifade etti.
Somon üretiminde kapasitenin artırılmasıyla birlikte bu ekonomik zincirin daha da büyümesi hedefleniyor. Özellikle 500 milyon adetlik yumurta üretim kapasitesine ulaşılması halinde, Türkiye’nin somon üretimindeki hammadde ve yavru balık ihtiyacının önemli bir bölümünün Erzincan’dan karşılanması planlanıyor.
Bu durum, Erzincan’ın tarım ve hayvancılığın yanı sıra su ürünleri yetiştiriciliği ve ihracata dayalı üretimde de yeni bir ekonomik alan oluşturmasına katkı sağlıyor.
Üretimin büyümesiyle birlikte doğrudan istihdamın yanı sıra yem, ekipman, nakliye, bakım, veterinerlik, balık sağlığı, işleme ve lojistik gibi çok sayıda yan sektörde de ekonomik hareketliliğin artması bekleniyor.
Erzincan’ın Sakaltutan bölgesinde 1992 yılında birkaç havuzla başlayan üretim serüveni, bugün milyonlarca adetlik yumurta kapasitesi, uluslararası ihracat ağı, genetik çalışmalar ve yeni yatırımlarla büyürken, işletmenin önümüzdeki dönemde 500 milyon adetlik üretim kapasitesiyle dünya ölçeğinde lider üretim merkezlerinden biri olma hedefi dikkat çekiyor.

