
Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, doğanın nadir ve koruma altındaki bitkilerinden biri olan ters laleleri bilimsel çalışmalarla çoğaltarak hem genetik mirası koruyor hem de ekonomiye katkı sunuyor.
Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, doğanın nadir ve koruma altındaki bitkilerinden biri olan ters laleleri bilimsel çalışmalarla çoğaltarak hem genetik mirası koruyor hem de ekonomiye katkı sunuyor. Enstitü bünyesinde yürütülen çalışmalar, Türkiye’de bu alanda tek koleksiyon bahçesi olma özelliği taşıyor.
2006 yılında özel izinle doğadan farklı ters lale türlerinin toplanmasıyla başlayan süreç, yıllar içinde kapsamlı bir ıslah ve çoğaltma programına dönüştü. Enstitüde bugüne kadar 38 farklı türün koruma altına alındığı, bu türlerin boy, renk ve yaprak yapısı açısından büyük çeşitlilik gösterdiği belirtildi. Türler arasında 5 santimetreye kadar küçük olanlar da bulunurken, bazı türlerin 1 metreye yaklaşan boylara ulaştığı ifade edildi.

Ziraat Mühendisi Meral ASLAY, ters lale çalışmalarının yaklaşık 20 yıllık bir emeğe dayandığını belirterek, 2006’dan bu yana yapılan koleksiyon ve ıslah çalışmalarıyla 4 yeni çeşidin geliştirildiğini, 3 çeşidin ise aday aşamasında olduğunu söyledi. ASLAY, sürecin uzun ve zorlu bir bilimsel çalışma gerektirdiğini vurguladı.
En çok bilinen türlerden biri olan Fritillaria imperialis (halk arasında “ağlayan gelin”) hakkında da bilgi veren ASLAY, bu türün kırmızı, turuncu ve sarı tonlarında çiçek açtığını ve hem kültürel hem de dini açıdan kadim bir geçmişe sahip olduğunu ifade etti. Rivayetlere göre bu bitkinin, Hz. İsa’nın çarmıha gerilişi sırasında Meryem Ana’nın gözyaşlarının düştüğü topraklarda yetiştiğine inanılıyor.
Enstitüde yürütülen çalışmalarla doğadan toplanan türlerin çoğaltılarak üretime kazandırıldığını belirten ASLAY, ters lalelerin yanı sıra geofit grubundaki birçok soğanlı bitkinin de koruma altında olduğunu aktardı.

Doğadan izinsiz bitki sökmenin ağır yaptırımları olduğuna dikkat çekilen açıklamada, ters lale ve benzeri soğanlı bitkileri koparmanın cezasının 700 bin TL’ye kadar çıkabildiği hatırlatıldı. Aynı cezanın doğadaki bazı küçük canlılara zarar verilmesi durumunda da uygulanabildiği belirtildi.
Erzincan’daki bu çalışmalar, hem biyolojik çeşitliliğin korunmasına hem de endemik türlerin gelecek nesillere aktarılmasına yönelik önemli bir bilimsel merkez olma niteliği taşıyor.

