
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Bilim İletişim Ofisi tarafından, Gazze’de yaşananların eğitim, çocuklar ve gençler üzerindeki etkilerinin ele alındığı “Gazze’nin Öğrencisi Olmak, Olabilmek” başlıklı program düzenlendi.
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Bilim İletişim Ofisi tarafından, Gazze’de yaşananların eğitim, çocuklar ve gençler üzerindeki etkilerinin ele alındığı “Gazze’nin Öğrencisi Olmak, Olabilmek” başlıklı program düzenlendi. Müftülük Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa; Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ufuk Kuyrukluyıldız, Erzincan Vali Yardımcısı Rümeysa Sena Kurt, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Adem Başıbüyük, Prof. Dr. Meryem Özturan Sağırlı ve Prof. Dr. Erhan Zeytun, üniversitenin öğretim üyelerinden Dr. N. Oğuzhan Akoğuz, Dr. Öğretim Üyesi Kubilay İbrahim Zalanköy ve Mehmet Kurtaran’ın yanı sıra akademik ve idari personel, öğrenciler ile vatandaşlar katıldı.
“Gazze’de öğrenci olmak, hayatta kalma mücadelesi vermek anlamına geliyor”
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren EBYÜ Rektörü Prof. Dr. Ufuk Kuyrukluyıldız, Gazze’de yaşananların öğrencilerin eğitim hayatı üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Gazze’de öğrenci olmanın günümüzde yalnızca derslere ve sınavlara hazırlanmak anlamına gelmediğini belirten Kuyrukluyıldız, öğrencilerin aynı zamanda hayatta kalma mücadelesi verdiğini ifade etti. Her çocuğun güvenli bir ortamda eğitim görme ve geleceğe umutla bakma hakkına sahip olduğunu vurgulayan Kuyrukluyıldız, üniversitelerin yalnızca eğitim ve bilim faaliyetleriyle değil, insani sorumluluklarıyla da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Rektör Kuyrukluyıldız, “Bilim vicdanından, eğitim insanlıktan ayrı düşünülemez.” ifadelerini kullanarak, öğrencilerin Gazze’deki yaşıtlarını unutmaması gerektiğini dile getirdi.
Sahip olunan imkânların daha adil, merhametli ve huzurlu bir dünyanın kurulması için değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kuyrukluyıldız, Gazze’de çocukların yeniden okullarına kavuştuğu, kalemlerin susturulmadığı ve öğrencilerin hayallerinden vazgeçmek zorunda kalmadığı bir geleceğin temennisinde bulundu.
Gazze’deki eğitim kayıpları Erzincan üzerinden ele alındı
Programın devamında konuşan Dr. N. Oğuzhan Akoğuz ise Gazze’de yaşananların boyutunu yalnızca sayısal veriler üzerinden değil, Erzincan üzerinden yapılan karşılaştırmalarla ortaya koymayı amaçladıklarını ifade etti.
Gazze’de özellikle çocukların ve öğrencilerin savaş nedeniyle eğitimden mahrum kaldığına dikkat çeken Akoğuz, çok sayıda okul ve üniversitenin kullanılamaz hâle geldiğini belirtti. Eğitim altyapısındaki tahribatın yanı sıra akademik ve eğitim personelinin de ciddi kayıplar yaşadığını ifade eden Akoğuz, savaşın yalnızca Gazze’nin bugününü değil, geleceğini de etkilediğini söyledi.
Akoğuz, “Erzincan’da olsaydı ne olurdu?” karşılaştırması üzerinden Gazze’de yaşananların boyutunun daha somut ve anlaşılır şekilde ortaya konulmasının amaçlandığını kaydetti.
“Yaşananlar karşısında neler yapılabilir?” sorusu ele alındı
Programdaki konuşmalarda, Gazze’de yaşananların ortaya konulmasının ardından, yaşananlar karşısında neler yapılabileceği konusu da ele alındı.
Konuşmacılar, Müslümanların birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmesinin önemine dikkat çekerken, Kur’an-ı Kerim’i ve Hz. Peygamber’i tanımanın, onun örnekliğini hayatın farklı alanlarına yansıtmanın önemini vurguladı.

“Eğitim, Gazze’de bir direnişe dönüştü”
Dr. Öğretim Üyesi Kubilay İbrahim Zalanköy de Gazze’de yaşananların yalnızca bölgedeki insanların değil, tüm insanlığın psikososyal durumunu sorgulamayı gerektirdiğini ifade etti.
Gazze’de eğitimin klasik anlamda meslek ve statü kazanmanın ötesinde bir anlam taşıdığını belirten Zalanköy, çocuklar ve gençler açısından eğitimin bombaların altında hayatta kalma ve kimliği koruma mücadelesinin bir parçası hâline geldiğini söyledi.
Yaşanan tüm zorluklara rağmen çocukların umutlarını ve eğitim alma iradelerini koruduğuna dikkat çeken Zalanköy, fiziksel yıkımın insanın merhametini, umudunu ve ruhsal gücünü tamamen ortadan kaldıramayacağını ifade etti.
Gazze’nin, insanın yalnızca maddi ihtiyaçlardan ibaret olmadığını ve eğitimin hayatın anlamıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösterdiğini belirten Zalanköy, yaşananların insanlara kendi vicdanlarını, iradelerini ve insanlık anlayışlarını sorgulatan önemli bir soru yönelttiğini dile getirdi.
Çocukların yaşadığı psikolojik tahribata dikkat çekildi
Programda konuşan Mehmet Kurtaran ise Gazze’de çocukların eğitim koşullarına değindi.
Okulların, sıraların ve eğitim materyallerinin yeniden yapılabileceğini ancak savaşın çocukların ruh dünyasında oluşturduğu tahribatın giderilmesinin çok daha büyük bir sorumluluk olduğunu belirten Kurtaran, gençlere yalnızca eğitim imkânı sunmanın yeterli olmadığını ifade etti.
Gençlerin kendi geleceklerini inşa edebilecek bilgi ve donanıma kavuşmasının önemine dikkat çeken Kurtaran, ilim ve fennin birlikte ilerlemesi gerektiğini vurguladı.
Bireylerin üstlendikleri görevleri en iyi şekilde yerine getirmelerinin toplum ve insanlık açısından önemli bir sorumluluk olduğunu belirten Kurtaran, konuşmasını birlik, bilinç ve sorumluluk içerisinde hareket edilmesi temennisiyle tamamladı.
Program performans gösterisiyle sona erdi
Gazze’de çocukların eğitim hakkı, savaşın eğitim altyapısına etkileri, öğrencilerin yaşadığı zorluklar ve insanlığın bu süreçteki sorumluluklarının farklı yönleriyle ele alındığı “Gazze’nin Öğrencisi Olmak, Olabilmek” programı, gerçekleştirilen performans gösterisinin ardından sona erdi.

