
Erzincan’da yükselen modern yapıların arasında adeta geçmişe açılan bir kapı gibi duran antika dükkânı, ziyaretçilerini yıllar öncesine götürüyor. İşletme sahibi tarafından yıllardır titizlikle bir araya getirilen yüzlerce antika eşya, şimdi küçük bir dükkândan çıkarak müzeye dönüşme hayali kuruyor.
Erzincan’da yükselen modern yapıların arasında adeta geçmişe açılan bir kapı gibi duran antika dükkânı, ziyaretçilerini yıllar öncesine götürüyor. İşletme sahibi tarafından yıllardır titizlikle bir araya getirilen yüzlerce antika eşya, şimdi küçük bir dükkândan çıkarak müzeye dönüşme hayali kuruyor. Şehrin en farklı noktalarından biri olarak dikkat çeken dükkânda, geçmişin izlerini taşıyan birbirinden özel eserler yer alıyor. Antika saatlerden gramofonlara, semaverlerden nostaljik radyolara kadar birçok eşya ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Bunun yanı sıra çanaklar, porselenler, biblolar, anahtarlıklar ve mum şamdanlıklar da dükkânın en dikkat çeken parçaları arasında bulunuyor.
İşletme sahibi, yıllar boyunca topladığı antika eşyaların sadece bir koleksiyon olmadığını, aynı zamanda kültürel bir miras niteliği taşıdığını belirterek, “Buradaki her eşyanın ayrı bir hikâyesi var. İnsanlar geldiğinde geçmişlerini hatırlıyor, eski günleri konuşuyor. En büyük hayalim burayı bir müzeye dönüştürmek” dedi.
Özellikle nostalji meraklılarının uğrak noktası haline gelen dükkân, hem yerli vatandaşların hem de şehir dışından gelen ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Zamana meydan okuyan yüzlerce eşyanın bulunduğu mekân, Erzincan’da geçmiş ile günümüzü aynı çatı altında buluşturuyor.

